Amatör balıkçı, zıpkınla dalış yapanlar, mavi tur gezisi yapanlar, scuba dalışı yapanlar ve kıyıda evi yazlığı olanlar…

Bu insanlar her zaman daldıkları, yüzdükleri ve balık avladıkları denizi; Eskisi gibi rahat kullanamadıkları için balık çiftliklerine karşılar. Denizi ve manzarayı kendilerine ait bellediklerinden, bu alana balık çiftliği yerleşince, sahip olma duygusu ortaya çıkıyor ve kendilerine karşı bir saldırıda bulunulmuş hissediyorlar ve değişimin verdiği sıkıntıdan dolayı sinirleniyorlar ve balık çiftliklerine karşı taraf tutuyorlar.

Balık çiftliğinin yanında zıpkınla avlanmak isteyenler veya dalış yapmak isteyenlerin sorunu ise balık çiftliklerine yaklaştırılmamalarından dolayı ortaya çıkıyor.. 

Doğadaki balıkların hem korunma hem bize de yem düşer mi diye çiftliklerin yakınında olması, zıpkınla dalış yapanları bu bölgelere çekiyor. Fakat bu bölgelere girmelerine haklı olarak izin verilmiyor. Bu yanaştırmamanın en mantıklı sebebi balıkların korkup strese girmesini önlemek. Özellikle levrek balıkları bu konuda çok hassas. Ayrıca her dalış yapanın ağlara zarar verip vermeyeceğinden emin olamamanın verdiği şüphe de var… Bir mikronluk yumurtadan, tabağımıza yemeklik boya gelene kadar, bir emek ve para harcandığını unutmayalım.

Balık türlerinin aşırı avcılık ve artan tüketim sonucu azaldığı denizlerimizde, yumurtadan balık üretimi yapılan bu çiftliklerin desteklenmesi gerekirken baltalanmasını anlamış değilim.

Gelecek yazı da çevreci geçinenlere değineceğim.